Herkese merhaba..
Sitede çok sorulan sorulardan bir tanesi de filmler hakkında olup tavsiye istenmektedir.
Ben de bu 'Bence' paylaşımımda arşivimdeki en beğendiğim filmleri sizlere sunacağım.
Listeme Leon filmi ile başlamak istiyorum;

"Léon, ABD'nin New York şehrinde ikamet eden, patronu Tony'den aldığı işleri yapan bir tetikçidir. Hayatını kurallardan oluşturmuş, sert ve tam anlamıyla bir profesyoneldir. Ancak Mathilda adında küçük bir kızla yolları kesişince hiç alışık olmadığı bir dünyaya kapısını aralar."
İkinci sırada ise;

"Sam Dawson, kızı ile mutlu bir şekilde yaşayan ve Beatles'a büyük hayranlık besleyen bir adamdır. Genç adamın zeka düzeyinin 7 yaşında bir çocuğunkine eş durumda olması onları çok fazla rahatsız etmez. Kızı 7 yaşına geldiğinde ise onun için asıl sorunlar başlar. Artık kızı ondan çok daha ileri bir düzeye gelmektedir ve Sam ona pek fazla yardım edememektedir. Hükümet görevlileri kızı Sam'in yanından alırlar."
Üçüncü sırada;

"İkinci Dünya Savaşı’nın birkaç yıl öncesini anlatarak başlayan filmde başkahramanımız hayat dolu Guido’nun güzeller güzeli öğretmen Dora’ya vurulur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında savaş patlak verir. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğluna esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir.
İkinci Dünya Savaşı’nın sivillerin üzerindeki yıkıcı etkisini beyaz perdeye en iyi uyarlayan filmlerden biri olan Hayat Güzeldir, tüm olumsuzluklara rağmen her daim bir umut ışığı olduğunu adında olduğu gibi, içeriğinde de barındırıyor."
Dördüncü sırada;

"Bütün uğraşlarına rağmen hayata tutunamamış fakat yılmadan azimle mücadele eden gerçek bir yaşamdan uyarlanmış bir babanın, hikayesi. Chris Gardner, medikal pazarlama sektöründe çalışan borçları olan bir aile babasıdır. Eşi ve bir oğluyla mutlu bir yaşam süren Chris, zamanla azalan satışlarıyla borçlarını ödeyemez duruma gelir.Maddi sıkıntılardan dolayı eşiyle arası açılan ve eşinin evi terk etmesiyle oğluyla hayata tutunmaya çalışan Chris'in bir ilanla başvurduğu finans şirketinde kadroya girebilmek adına gün gelir sokakta kalır, gün gelir zengin patronların uşağı olur. Ama başarmak için yılmaz."
Beşinci sırada;

"Şaibeli bir şekilde karısını öldürmek suçundan Shawshank Hapishanesi`ne gönderilen bankacı Andy Dufresne (Tim Robbins), burada hiç alışık olmadığı bir hayat mücadelesi vermeye başlar. Hapishanede tanıştığı Ellis Boyd Redding (Morgan Freeman) ile aralarında mükemmel bir dostluk oluşur.Shawsank Hapishanesi'nde dayak, işkence, tecavüz, her türlü durum yaşanmaktadır fakat Andy gene de hayata bağlı ve iyimserdir. Bu tutumu etrafındakileri de etkiler. Andy umutlu bakış açısıyla çevresindeki tüm mahkumları, parmaklıklar arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine inandırır. Andy'nin bu çabalarına ortak olacak bir arkadaşı da olacaktır."
Altıncı sırada;

"Bir rahibe (Susan Sarandon) ölmeyi bekleyen bir idam mahkumundan (Sean Penn) yazılmış bir mektup alır. Rahibe mahkum idam edilene kadar mahkumla değil onun kubanlarının yakınları ile yakınlaşarak onların ne düşündüğünü öğrenmeye çalışır. İdam mahkumuyla da giderek yaklaşır ve onun aslında iyi bir insan olduğunun farkına varır."
Yedinci sırada;

"Paul Edgecomb'un hapishanedeki görevi, idama mahkum edilen mahkumları son yolculuklarına uğurlamaktır. Çalıştığı yıllar içerisinde yüzlerce mahkumu idam etmiştir. Bir gün John Coffey isimli korkutucu görünümlü bir adamla tanışır. Ancak Coffey'in bu ürkütücü görünümünün altında oldukça saf bir ruh yatmaktadır. Coffey, iki küçük kız çocuğunun katil davasında yargılanmaktadır. Coffey'in günden güne gün yüzüne çıkan dünya ötesi güçleri, karakteri hakkında yeni ipuçlarını anbean ortaya çıkaracaktır."
Sekizinci sırada;

"Wladyslaw Szpilman, savaş patlak verdiğinde 27 yaşındaydı ve Polonya'nın geleceği en parlak konser piyanistlerinden biriydi. Luftwaffe'de radyo istasyonu bombalandığında Chopin'in C minor Nocturne'nü çalıyordu. Tüm Yahudiler gibi o ve ailesi de evlerinden çıkartılarak Varşova gettolarına sürülmüştü. Bu çok yetenekli genç adam yeni yaşamında karaborsacıların ve işbirlikçilerin eğlendiği barlarda çalmaya başlamıştır.İşte bu işbirlikçilerden biri onu ve ailesini ölüme götüren esir kampı trenlerinden birinden kurtarmıştır. Savaş fısıltıları, direnişçiler ve sürpriz bir Alman subayı sayesinde Szpilman savaşta hayatta kalmayı başarır."
Dokuzuncu sırada;

"Film, zihinsel engelli bir adam ve dünyalar tatlısı küçük kızının başlarından geçen olayları anlatıyor. Yalan ve iftiralarla hapishaneye gönderilen zihinsel engelli adamın ve kızının yürek burkan hikayesi..."
Ve son olarak;

"Savaşın insanlar, özellikle cephede savaşmayan insanlar üzerindeki etkisini dokunaklı bir şekilde anlatan Grave of the Fireflies 2. Dünya Savaşı'nın Japonya tarafına 2 kardeşin gözünden bakıyor. Anneleri ve babaları öldükten sonra sokaklarda yaşamaya başlayan bu iki kardeşin hikayesi savaşın acımasızlığını ve sevgiyi eksen alıyor."
Bu ilk listeydi, devamını da getirmeyi düşünüyorum. Umarım faydalı olmuştur.
İyi seyirler.
Sevgiler..
Dram türünde tavsiye edebileceğim filmler -2-
Dram türünde tavsiye edebileceğim filmler -3-
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar